Eğitim
Giriş Tarihi : 22-10-2021 01:50   Güncelleme : 22-10-2021 01:50

Üniversitemizde “Uluslararası Aras Havzası Uleması ve Tarihi Şahsiyetleri” Sempozyumu Başladı

Üniversitemizde “Uluslararası Aras Havzası Uleması ve Tarihi Şahsiyetleri” Sempozyumu Başladı

Üniversitemizde “Uluslararası Aras Havzası Uleması ve Tarihi Şahsiyetleri” Sempozyumu Başladı

Üniversitemiz tarafından düzenlenen “Uluslararası Aras Havzası  Uleması ve Tarihi Şahsiyetleri Sempozyumu” gerçekleştirildi. Online olarak düzenlenen sempozyuma Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Rektör Yardımcısı ve aynı zamanda İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Senayi Dönmez, ülke içindeki ve dışındaki değişik üniversitelerden çok sayıda ilim insanı katıldı.

Sempozyumda ilk sözü alan Düzenleme Kurulu Başkanı İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Abdulhalim Oflaz, bölge ve havza ile ilgili birçok sempozyum düzenlendiğini fakat bölgedeki ulema ve tarihi şahsiyetleri özel olarak konu alan herhangi bir sempozyumun düzenlenmediğini belirterek bu maksatla sempozyumun düzenlenmesine öncülük eden Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma’ya teşekkür etti ve açılış konuşması için sözü kendisine bıraktı.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Aras Havzası’nda keşfedilmeyi bekleyen bölgedeki ilim adamlarının ve tarihî şahsiyetlerin biyografilerinin ve özellikle ilmî eserlerinin bilim dünyasına tanıtılması gerektiğini söyledi. Rektör Alma sözlerine şu şekilde devam etti: Aras Nehri’nin vücuda getirdiği Aras Havzası’nın Türkiye, İran ve Azerbaycan’da geniş bir coğrafyayı kapsayan bir bölge olduğunu ve bu nehir ile havzanın birçok eski dinin gelişim bölgesi olmasından dolayı dinler tarihi açısından önemli olduğunu belirtti.

Türk-İslam döneminde ulemaların katkılarına değinen Prof. Dr. Rektör Alma: “Birçok toplum, din ve kültür açısından önemli bir bölge olan Aras havzasının en eski dönemlerden itibaren İpek Yolu güzergâhı üzerinde bulunması nedeniyle ticari ehemmiyete haizdi. Yine stratejik konumu nedeniyle siyasi, sosyal, dini ve kültürel açıdan da büyük öneme sahipti. Bu bölge özellikle kültür-medeniyet açısından oldukça ileri bir seviyedeydi. Nitekim Türk-İslam hâkimiyeti döneminde havzanın önemli merkezlerindeki medreselerde yetişmiş ulemalar verdikleri eserlerle ve yetiştirdikleri talebelerle bölgenin ilmî refah seviyesini yükselttikleri gibi tekke, zaviye ve dergâhlarındaki gönül erbabı âlimler ve mutasavvıflar da bu coğrafyanın Türkleşmesi ve İslamlaşmasında önemli vazifeler icra etmişlerdir”  sözleri ile konuşmasını bitirdi.

Sempozyum, öğleden sonra yapılan beş ayrı oturumda ilim adamlarının ve tarihî şahsiyetlerin biyografilerinin ve özellikle ilmî eserlerinin tanıtılmasının ardından sona erdi.